Büyük Çileler Büyük Adamlar Yetiştirir / Köşe Yazısı - Bilal Karakurt

24.08.2021 17:45:49
Bilal Karakurt

Bilal Karakurt

                                   Büyük Çileler Büyük Adamlar Yetiştirir

Rasulullah (sav) bir heyete islamın emirlerini tebliğ ediyordu. Bunların karşılığında bize ne var diye soran heyete Nebi (sav) tek bir kelime ile cevap veriyor: “Cennet”. Peygamberimiz (sav)’in tavizsiz ve net tavrına dikkat edilmeli. İslam davası dünya odaklı değildir. Müntesiplerine bu dünyada konforlu, gülistanlık bir hayat vadetmiyor.

Tarih boyunca hakkın düşmanları her zaman olmuştur. Biz hakkın taraftarlarının şahsi düşmanı olmaz. Bizim düşmanımız Allah’ın düşmanlarıdır. Bunun şuurunda olanlar aslında davanın ne kadar fedakârlık istediğinin de farkındadırlar. Çünkü hakkın düşmanları çoktur.

Büyük dava adamlarımız büyük çileler çekmişlerdir. Onları dava adamı yapan da aslında çektikleri bu çilelerdir. Kimi yıllarca zindanlarda kaldı, kimi büyük maddi zorluklar çekti, kimi sürgünden sürgüne gönderildi, işkence görenler oldu, şehit edilenler oldu, ailesini kaybedenler oldu. Onların bu azmi ve fedakârlığıdır hakkın düşmanlarını çileden çıkaran.

İslam davası uğruna çile çekenlerin başında peygamberler gelir. Bilhassa bizim peygamberimiz. İslam’ı tebliğ etmeye başlar başlamaz başta akrabaları olmak üzere kendisine cephe alındı. Yol arkadaşlarına gözleri önünde işkence edildi, birçok sahabesi şehit edildi. Uhud savaşında başta amcası olmak üzere ve dahi pek çok mü’min kahraman cesetleri bile tanınamayacak duruma getirilmişti.

Ve ondan sonra bu yolu takip edenler de, bu davaya gönül vermiş kişiler de çokça çile çektiler. Kıyamete kadar da değişmeyecektir bu durum. Aliya İzzetbegoviç ile yapılan bir mülakatta, bir lider olarak kendisini en çok etkileyen ve sarsan olaylar nedir diye sorulduğunda, verdiği cevap dava adamlarının ne kadar çile çektiğinin somu bir göstergesidir. “1. Sırada Bosnalı kadınların ve küçük kızların Sırplar tarafından tecavüze uğradığını öğrendiğinde, 2. olarak da 8372 vatandaşının aynı anda şehit olduğu Srebnenitsa katliamında adeta sarsılmıştır”.

Bediüzzaman Said Nursi’in hayatı da çilelerle geçmiştir. Ömrü boyunca sürgünden sürgüne mahkûm edilmiştir. Çalışmaları engellenmiş, risaleleri toplatılmıştır. İmam Ebu’l Ala Mevdudi o kadar çok defa hapse girdi ki, Tefhim’ül Kur’anın büyük kısmını hapiste yazmak durumunda kalmıştır.

İslam davası yolunda mücadele vermek bir iman meselesidir. İmkânların oluşmasını beklemek bu yolda yürüme isteğinin olmaması durumudur. Şeyh Ahmet Yasin bunun en güzel örneklerinden biridir. Bedeni felçli olmasına ve tekerlekli sandalyeye bağlı durumda olmasına rağmen Filistin direnişinin ve intifadanın lideri olmuştur. Bu yürüyemeyecek kadar hasta olan adam İsrail terör devletinin korkulu rüyası olmayı başarmıştır. Ve onun imkânları tahmin bile edemeyeceğimizden daha fazla kısıtlıydı.

Gelelim bize. Biz bu kutlu yolun neresindeyiz? Her birimiz geçim derdimize düşüp ideallerimizi unuttuk mu yoksa? Bu yolda çalışmak ertele kabul etmez. Az ya da çok hayatın tüm evrelerinde çalışmayı gerektirir. Çünkü bir dünya meşguliyeti biter yenisi başlar. Çalışmak için okulun ya da üniversite sınavının bitmesini bekleyenler, bahsi geçen meşguliyetler bitse dahi çalışacak irade bulamazlar kendilerinde.

 

 

Bu yazı toplam 1911 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.