Mehmet Akif Ersoy Kitabı Üzerine / Köşe Yazısı - Zeynep Karakurt

23.11.2020 14:51:35
Zeynep Karakurt

Zeynep Karakurt

 Mehmet Akif Ersoy Kitabı Üzerine

 

O, Milli Mücadele’nin manevi lideri olmuştur.

O, İslam âleminin eğitim ve yeniliklerle kalkındırılmasını istemiştir.

İslamiyet’in insanları kardeş yapan özelliğini vurgulamıştır.

Uyarmıştır, uyandırmıştır her şiirinde:

Bir parça kımıldama diyorum, mahvolacaksın!

Ey yolcu uyan! Yoksa çıkarsın ki bir sabaha:

Bir kupkuru çöl, ne ışık var, ne vaha!”

Gerek yazdığı şiirler, gerek İslam’a olan bağlılığı, gerek de herkesi hayran bırakan zekâsı ve ilmiyle hepimize örnektir Mehmet Akif…

Hayatını ilime ve İslam’a adamış, hayatının çoğunu Kur’an’la yaşamıştır.

“Okulu bitirdikten sonra bir taraftan çalışıyor, diğer taraftan sürekli Kur’an okuyordu.

Günlerden bir gün arkadaşlarından Rıfat:

-Sürekli meşgulsün, biraz da kendine zaman ayır. Hayatını yaşamaya bak, dedi.

Akif:

-Ben zaten hayatımı yaşıyorum. Ama diğer gençlerden farklı olarak hayatımı Kur’an ile güzelleştirmeye çalışıyorum, dedi.

Aynı zamanda Mehmet Akif, herkesin saygı duyduğu, uyarılarını dikkate aldığı bir kişiydi.                                        Bir gün Balıkesir’e geldiğinde kendisinden Balıkesir’in en büyük camisi olan Zağanos Paşa Camii’nde halka vaaz-ı nasihat etmesi istendi. Akif bu teklifi memnuniyetle kabul etti. Verdiği vaazda dini, siyasi, toplumsal ve kişisel sorunlar da dâhil olmak üzere birçok konuya değindi. Vaazda en önemli mesajlarından biri de şöyleydi:

“Hayat herkesin hakkıdır. Fakat hangi hak olursa olsun, savunulmadıkça sahibine hiçbir yarar sağlamaz. Biz Müslümanlar, tıpkı yürüyemeyen çocuklar gibi emeklemeye çalışırken bir de baktık ki etrafımızdaki devletler, göklerde uçuyorlar. Berlin’den havalanıp Trabzon’a iniyorlar. Biz ise hâlâ yolda yürümeyi beceremiyoruz. İşte bizim derdimizin başı. Onlar zorluk karşısında birleşmişler.          Biz ise o zorluğu görmemiş veya gördüğümüz halde birliği sağlayamamışız. Eğer Müslümanlar yaşamak istiyorlarsa, cemaat arasında dargınlığa, küskünlüğe yol açacak en önemsiz gibi görünen söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.”.

Mehmet Akif bu sözleriyle milli mücadele yıllarında birliğin üzerinde durmuştur…

 

Ferhat Özbadem’ in kaleme aldığı Mehmet Akif kitabında en ilgiye değer olaylardan biri İstiklal Marşı’nın yazılmasıdır.

“ Milli heyecanı koruyacak, milli azim ve imanı zinde tutacak, Büyük Millet Meclisinin sembolü olacak bir marşa ihtiyaç vardır. Bunun için yarışma düzenlenir ve kazanana para ödülü verileceği duyurulur. Bu sebepten dolayı Mehmet Akif yarışmaya katılmaz. Israrlar üzerine şiiri yazmayı ve para ödülünü de hayır kurumuna bağışlamayı kabul eder.

Taceddin Dergâhında Konya Milletvekili Hafız Bekir Efendi ile birlikte kalıyordu. Akif yatağından büyük bir heyecanla uyanmış: “Bekir Efendi, Bekir Efendi” diye bağırıyordu. Korku içerisinde uyanan Bekir Efendi merak içinde “ Ne oldu Üstadı? Hayırdır! Kâbus mu gördün?” dedi. Akif “ Hayır, hayır, ne kâbusu! Bana kâğıt kalem lazım” dedi.

Etrafa ne kadar bakındılarsa da iki kâğıttan başka kâğıt yoktu. Bir kâğıda şiirin temize çekilmiş halini yazacağı için ayırmıştı. Diğer kâğıda da iki kıta yazmıştı. Masaya oturdu. Yazmaya başladı. Sekiz kıta yazmıştı ki kâğıtta yer kalmadı. Akif ne yapacağını bilmiyordu. Duvara baktı. Olabilir mi dedi içinden. Sonra neden olmasın dedi. Eğer şimdi yazmazsam bir daha yazamam, dedi. Kalemi eline aldı, duvara yazmaya başladı. İki kıta daha yazdıktan sonra üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi rahatlamıştı.

-Bekir Efendi, bitti nihayet. Çok şükür artık rahat uyuyabilirim, diyerek yatağına uzandı.

Suphi Bey tarafından çok beğenilen İstiklal Marşı, 17 Şubat 1921 tarihli Sebilürreşad ve Hakimiyet-i Milliye gazeteleri kanalıyla kamuoyuna duyuruldu. Mecliste yapılan oylama ile Akif’in yazmış olduğu İstiklal Marşı, Milli Marş olarak kabul edildi.

“Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın…”

 

Mehmet Akif’in en beğendiğim yönü ise İslam’a olan saygısı ve bağlılığıdır.

1925 yılında TBMM’de Kur’an’ın Türkçeleştirilmesi ile ilgili konuşmalar yapılıyordu. Bunu yapabilecek tek kişinin Mehmet Akif olduğuna karar verildi. Mehmet Akif ise yapacağı tercümeye meal denmesi ve Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsiri ile bir arada basılması şartıyla kabul etti. Mısır’da 3 yıl süren yoğun bir çabadan sonra meali bitirdi. Anadolu’da çıkan tartışmalar sonucu anlaşmayı iptal edip, meali bastırmaktan vazgeçti.

Bir gün ziyaretine gelen Eşref Edip, Mehmet Akif’in yazdığı meali inceledi ve çok beğendi. Akif’e neden bastırmadığını sorunca Akif “ Anadolu’da ibadetin Türkçeleştirilmesi tartışılıyor. Şimdi ben bu meali verirsem ve bastırırlarsa, namazlarda meali Türkçe okuyacaklar. Ben o zaman Allah’ımın huzuruna çıkamam, Peygamber’imin yüzüne bakamam. Bu fitneye alet olamam” cevabını verdi. Eşref Edip “ Peki ne yapmayı düşünüyorsun” diye sorunca Akif:  “Hastalığım ilerliyor. Eğer bir vesile Anadolu’ya dönebilirsem meali burada İhsan Efedi’ye bırakacağım. Tekrar Mısır’a dönme imkânım olursa meali notlandırıp son şeklini vereceğim. Yok, eğer ömrüm vefa etmez geri dönemezsem meali yakmasını isteyeceğim…”

1936 yılında Türkiye’ye gelen Mehmet Akif’in hastalığı iyice artmıştı. Ölümün iyice yaklaştığını anlayan Akif, gelen misafirlere “ Ben de Peygamber’imiz gibi 63 yaşında ölüyorum. Bunun için mutluyum” diyordu.

27 Aralık Pazar günü saat 19.45’te hayata gözlerini yumdu.

28 Aralık öğle namazı vakti olduğunda büyük bir kalabalık oluştu. Tekbirler eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Mekânı Cennet Olsun….

 

Kitap, akıcılığı ve anlatımıyla öne çıkıyor. Çok ayrıntıya girmemesine rağmen okuyucuya gerekli tüm bilgileri sunuyor. Yazarın buna benzer birçok kitabı var diğer âlimleri anlatan. Mehmet Akif kitabı, bunların başyapıtlarında biri…

Mehmet Akif, Ferhat Özbadem, Sude Yayınları, Şubat2018

 

Bu yazı toplam 2242 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.